<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>Parasal.net</title>
		<link>http://www.parasal.net</link>
		<description><![CDATA[Turkiye' nin Parasal Sitesi]]></description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Tue, 09 Feb 2010 05:51:32 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>http://www.parasal.net/images/lustrous/misc/rss.jpg</url>
			<title>Parasal.net</title>
			<link>http://www.parasal.net</link>
		</image>
		<item>
			<title>Yatırım Stratejileri</title>
			<link>http://www.parasal.net/showthread.php?t=633&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 06 Feb 2010 23:01:19 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[YATIRIM STRATEJİLERİ 
 
1) Kredi kartı her ne kadar "kötü" bir araçmış gibi gösterilse de doğru kullanıldığında oldukça faydalı bir yatırım aracıdır....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>YATIRIM STRATEJİLERİ<br />
<br />
1) Kredi kartı her ne kadar &quot;kötü&quot; bir araçmış gibi gösterilse de doğru kullanıldığında oldukça faydalı bir yatırım aracıdır. Aylık 500 TL kazandığınızı ve bunu sabit getirili bir menkul kıymete yatırdığınızda size aylık %3 getirisi olduğunu varsayalım. Bu durumda bu parayı 1 ay sürekli olarak değerlendirirseniz sonuçta 15 TL lik bir faiz geliriniz olacaktır. Faiz bugünkü tüketimden vazgeçmenin ödülüdür; hâlbuki kredi kartı ile hem bugünkü tüketiminizi yapıyorsunuz hem de ay sonunda faiz kazancı ile 1 aylık 500 TL harcama size 485 milyon olarak yansıyor.<br />
<br />
2) Nerde ve hangi yatırım aracında olursa olsun önce mutlaka hedef belirleyin. Neden yatırım yapıyorsunuz? Neden daha çok kazanmanız lazım? Bazı örnek cevaplar : &quot;5 ay sonra Avrupa&#8217;yı gezmek istiyorum&quot;, &quot;bir bilgisayar almam gerek&quot;, &quot;mobilya almam gerek&quot;, &quot;arkadaşlarımla lüks bir yerde yemeğe gideceğim&quot; gibi. Bunu yaptıktan sonra o menkul kıymet için kendinize yukarıdaki hedefiniz ile bağdaşık bir fiyat belirleyin ve bu fiyat oluştuğunda mutlaka elinizdeki o değeri satın!. Çünkü eğer elinizdeki menkul kıymet değerlendikçe egonuzu ön plana çıkararak daha fazlasını isterseniz bunun hiç bir zaman sonunun gelmeyeceğini sizde göreceksiniz ve hep kaybedeceksiniz.<br />
<br />
3) Sermaye piyasalarında önemli olan &quot;fiyat&quot; değil &quot;zaman&quot; dır. Fiyat nominal bir olgudur. Sadece bir göstergedir. Kazancın yolu &quot;doğru zamanda alıp, doğru zamanda satmaktan&quot; geçer.<br />
<br />
<br />
4) Borsada yatırım düşünüyorsanız küçük sermayeli firmaların kâğıtlarından kaçınmanızı öneririm. Manipülatörlerin en çok dikkatini çeken kâğıtlar bu tür kâğıtlardır. Mümkün olduğunca büyük sermayesi olan kuruluşların kâğıtlarını tercih edin. Seçiminiz borsa ise yatırım süreniz en az 6 ay olsun.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.parasal.net/forumdisplay.php?f=11">Para Piyasası</category>
			<dc:creator>selahattinx</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.parasal.net/showthread.php?t=633</guid>
		</item>
		<item>
			<title>İş ilanlarının anlamları</title>
			<link>http://www.parasal.net/showthread.php?t=632&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 30 Jan 2010 19:17:36 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Tercihen İngilizce bilen... Araştırmacı, öğrenmeye açık... İnisiyatif sahibi&#8230; Sistem oluşturabilen&#8230; Sorumluluk alabilen...  
 
 
&#8220;Tercihen İngilizce...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Tercihen İngilizce bilen... Araştırmacı, öğrenmeye açık... İnisiyatif sahibi&#8230; Sistem oluşturabilen&#8230; Sorumluluk alabilen... <br />
<br />
<br />
&#8220;Tercihen İngilizce bilen&#8230;&#8221;<br />
<br />
Yapacağınız işle bir ilgisi yok ama, bu sıra herkes İngilizce bilen eleman arıyor. Bir bildikleri olmalı.<br />
<br />
&#8220;Araştırmacı, öğrenmeye açık&#8230;&#8221;<br />
<br />
O kadar işin arasında sizi eğitecek ne paramız, ne de zamanımız var. Mesleğinizle ilgili gelişmeleri iş saatleri dışında kendiniz araştırıp öğrenmek zorundasınız.<br />
<br />
&#8220;İnisiyatif sahibi&#8230;&#8221;<br />
<br />
Üstlerinden habersiz iş yapabilecek, ancak başarısız olursa canına okunmasına katlanabilecek.<br />
<br />
&#8220;Sistem oluşturabilen&#8230;&#8221;<br />
<br />
ISO çalışmalarına başladık. Yazılacak 78 adet prosedür var.<br />
<br />
&#8220;Sorumluluk alabilen...&#8221;<br />
<br />
Vergi, sigorta müfettişleri bir usülsüzlüğü yakaladığında &#8220;Valla üstlerimin bu işlemlerden hiç haberi yoktu, onlara danışmadan kendim yaptım&#8221; diyebilecek saflıkta olan.<br />
<br />
&#8220;Erkek adayların askerliğini yapmış olması&#8230;&#8221;<br />
<br />
Bayansanız askerlik yapmış olmanız gerekmiyor yani? (Ne ya, İsrail mi burası?)<br />
<br />
&#8220;Bilgisayar kullanabilen&#8230;&#8221;<br />
<br />
Valla geçen gün arkadaşın aklına uyup bir bilgisayar aldık ama?..<br />
<br />
&#8220;Kariyer olanakları sunan şirketimiz...&#8221;<br />
<br />
Başlangıç ücreti olarak piyasanın altında veriyoruz, ama burada gece yarılarına kadar çalışıp yöneticilerin de gözüne girerseniz sizi terfi ettirebiliriz.<br />
<br />
&#8220;Seyahat engeli olmayan&#8230;&#8221;<br />
<br />
Altınıza bir araba vericez, o şehir senin, bu kasaba benim deli dana gibi dolaşacaksınız. Evliyseniz sorun olabilir, isterseniz eşinize bir danışın. Ya da hiç danışmayın, bu sizin için iyi bir fırsat olabilir. Artık ona siz karar verin.<br />
<br />
&#8220;İnsan ilişkilerinde başarılı&#8230;&#8221;<br />
<br />
Şirketimizde herkes birbiriyle kavgalı, kimse kimseyle geçinemiyor. Bir de, sizle uğraşmayalım. Üst yönetimin hoşuna gidebilecek şeyleri yapabilen, yalakalık becerileri gelişmiş. <br />
<br />
&#8220;İkna kabiliyeti olan&#8230;&#8221;<br />
<br />
Müşterileri kalitesiz ürünleri daha pahalıya almaya razı edebilecek&#8230;<br />
<br />
&#8220;Analitik düşünebilen&#8230;&#8221;<br />
<br />
Ne bütçeyi tuturabiliyoruz, ne de muhasebe hesaplarını&#8230; Her şey Arap saçına döndü&#8230; Biri bizi bu durumdan kurtarsın!..<br />
<br />
&#8220;Tercihen yüksek lisans mezunu, İngilizceyi ana dili gibi konuşabilen, konusunda en az on yıl deneyimli, askerliğini yapmış, 30 yaşını aşmamış&#8230;&#8221;<br />
<br />
Oha demeyin, aslında ne istediğimizi biz de tam bilmiyoruz. Bu özelliklere sahip aday bulabilir miyiz, onu da bilmiyoruz. Ama patron yazalım, diyor; ilan havalı oluyormuş.<br />
<br />
&#8220;B sınıfı sürücü belgesine sahip&#8230;&#8221;<br />
<br />
Size araba vereceğiz ama şoför yok. Uzun yola alışıksınızdır umarız!..<br />
<br />
&#8220;Tercihen muhasebe ve/veya İngilizce bilen &#8230;&#8221; (Valla gerçek!..)<br />
<br />
Şimdi sizi tam olarak nerede kullanacağımızı bilmiyoruz. Ne kadar çok vasfınız olursa o kadar iyi. Hele bir siz işe başlayın. Gerisini sonra düşünürüz.<br />
<br />
<br />
yenibiriş</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.parasal.net/forumdisplay.php?f=75">Kariyer Planları</category>
			<dc:creator>Pınar</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.parasal.net/showthread.php?t=632</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Dunning-Kruger Sendromu- Psikolojide Nobel ödülü alan çalışma</title>
			<link>http://www.parasal.net/showthread.php?t=631&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 12:40:29 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Dunning-Kruger Sendromu- Psikolojide Nobel ödülü alan çalışma: 
 
Psikologlar Justin Kruger ve David Dunning'in tarihe geçmelerine vesile olan...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Dunning-Kruger Sendromu- Psikolojide Nobel ödülü alan çalışma:<br />
<br />
Psikologlar Justin Kruger ve David Dunning'in tarihe geçmelerine vesile olan teorileri özetle, &quot;cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır&quot; der.<br />
<br />
Metin çözme, araç kullanma, tenis oynama gibi çeşitli alanlarda yapılan araştırmaların sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır: <br />
<br />
-Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.<br />
<br />
-Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.<br />
<br />
-Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp  anlamaktan da acizdirler.<br />
<br />
-Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerini n farkına varmaya başlarlar.. <br />
<br />
Değerlendirme zaafı:<br />
İki uzman daha sonra, bu teorilerini test etme fırsatı da buldular. Cornell Üniversitesi' nden 45 öğrenciye bir test yaptılar, çeşitli sorular sordular. Ardından öğrencilerden &quot;testin sonucunda ne kadar başarılı olacaklarını tahmin etmelerini&quot; istediler.<br />
<br />
En başarısızların (yani sadece yüzde 10 ve daha az doğru cevap verenlerin), testin yüzde 60'ına doğru cevap verdiklerine, ayrıca iyi günlerinde olsalar yüzde 70'e ulaşabileceklerine inandıkları ortaya çıktı.<br />
<br />
En iyilerin (yani en az yüzde 90 doğru sonuç alanların) en alçakgönüllü denekler olduğu (soruların yüzde 70'ine doğru cevap verdiklerini düşündükleri) görüldü. (Not: Dunning ve Kruger bu çalışmalarıyla 2000 yılında  Ig Nobel * de kazandılar.)<br />
<br />
Çalışan, kendi kapasitesini değerlendirmekten ve eksikliğini teşhis etmekten acizdir. Ama asıl vahim olan, bu &quot;yetersizlik + haddini bilmeme&quot; kokteylinin, mesleki açıdan, karşı koyulmaz bir itici güç oluşturması. Kariyer açısından bir eksiyken, artıya dönüşmesi.<br />
<br />
İşinde çok iyi olduğuna yürekten inanan &quot;yetersiz&quot;, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve haddi olmayan görevlere talip olmaktan en küçük bir rahatsızlık duymayacaktır. Aksine bunu bir &quot;hak&quot;olarak görecektir.<br />
<br />
Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar ise çalışma hayatında &quot;fazla alçakgönüllü&quot; davranarak kendilerine haksızlık edecekler, öne çıkmayacaklar, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmayacaklar, kıymetlerinin bilinmesini bekleyecekler (ve bilinmeyince için için kırılacaklar ve kendilerini daha da geriye çekecekler) ve muhtemelen üstleri tarafından &quot;ihtiras eksikliği&quot; ile suçlanacaklardır.<br />
<br />
Sonuçta, &quot;kifayetsiz muhterisler&quot; her zaman ve her yerde daha hızlı yükselecekler ve daha yukarılara çıkacaklardır.  <br />
<br />
Etrafınıza bir bakın, uzmanlara hak verecek misiniz ? <br />
<br />
Dr.Serra Menekay Oncel</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.parasal.net/forumdisplay.php?f=74">Kişisel Gelişim</category>
			<dc:creator>Pınar</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.parasal.net/showthread.php?t=631</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sigarayı Bırakmak</title>
			<link>http://www.parasal.net/showthread.php?t=630&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 19:36:30 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Sizde yorumlarınızı ekleyin. Bence iki yıl içmeyen kişinin kredi kartı borçları bitebilir. 
 
Son zamların ardından fiyatı 7,5 TL'ye kadar çıkan...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Sizde yorumlarınızı ekleyin. Bence iki yıl içmeyen kişinin kredi kartı borçları bitebilir.<br />
<br />
Son zamların ardından fiyatı 7,5 TL'ye kadar çıkan sigarayı her gün bir paket tüketen kişi, bu alışkanlığından vazgeçmesi halinde, bir yılda tasarruf edeceği yaklaşık 2.700 TL ile beyaz eşyadan bilgisayara, 3G uyumlu telefondan tatile kadar birçok ihtiyacını karşılayabileceği bir gelire kavuşuyor. Bazı sigara firmalarının ürünlerine yaptığı zammın ardından bir paket sigaranın fiyatı 4 TL 7,5 TL arasında değişiklik göstermeye başladı. <br />
<br />
Yapılan zamlar sonrası sigaraya daha fazla para ödemeye başlayan çok sayıda tiryaki, sağlıklarının yanı sıra bütçelerine de zarar veren bu &quot;alışkanlık&quot;larını gözden geçirmeye başladı. Tiryaki, piyasadaki en pahalı sigaradan her gün bir paket içmesi durumunda, bu alışkanlığından vazgeçerse bir yıl içinde bile yaşam konforunu ciddi şekilde artırabiliyor. <br />
<br />
BIRAKANIN KAZANCI ÇOK<br />
<br />
Sigaraya yılda ortalama 2.700 TL ödeyen bu tiryaki grubu, atacakları küçük bir adımla sağlıklarının yanı sıra cüzdanlarına da büyük katkı sağlayabilirler. &quot;Duman olup gidecek&quot; olan parası cüzdanında kalan tiryakilerden, evlilik hazırlıkları yapanlar bir yıllık tasarrufla, en büyük ihtiyaçlarından televizyon, buzdolabı, çamaşır makinesi ve mikrodalga fırın gibi beyaz eşyalardan satın alabilir, ev sineması sistemi kurarak evlerinde sinema konforunu yaşayabilirler. Aynı paraya iki adet dizüstü bilgisayar da alabilen tiryakiler, son günlerin gözdelerinden olan 3G uyumlu cep telefonlarından da eşi, çocuklarına hediye edebilir. Motosiklet tutkunları ise bir yılda sigara tasarrufundan elde edeceği para ile kendilerine sıfır kilometre motosiklet bile alabilirler.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.parasal.net/forumdisplay.php?f=8"><![CDATA[Türkiye&#8217; de Gelişmeler]]></category>
			<dc:creator>selahattinx</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.parasal.net/showthread.php?t=630</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Forex Piyasaları</title>
			<link>http://www.parasal.net/showthread.php?t=629&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 24 Jan 2010 16:51:50 GMT</pubDate>
			<description>Dünyanın herhangi bir yerinde yükselen bir hisse senedi piyasası coğrafi konumundan bağımsız olmak üzere bireyler için ideal bir yatırım fırsatı...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Dünyanın herhangi bir yerinde yükselen bir hisse senedi piyasası coğrafi konumundan bağımsız olmak üzere bireyler için ideal bir yatırım fırsatı oluşturmaktadır. Oldukça bol mineral kaynakları olan ve yükselişe başlayan Çin'e de yakın olan Avustralya'nın All Ordinaries Endeksi 2003 yılından bu yana neredeyse ikiye katlandı. Hisse senedi piyasalarındaki yükselişle birlikte yatırım yapmak ve mevcut fırsattan yararlanmak isteyen Dolar'lar ülkeye aktı ve bunun sonucunda da Avustralya Doları değer kazandı. Bunun aksi durumunda ise; düşüşe geçen hisse senedi piyasaları yatırımcıların daha iyi fırsatlar araması için ülkeden para çıkmasına ve para birimi üzerinde de düşüş baskısı oluşmasına neden olacaktır. <br />
 <br />
<br />
 Çin'in Amerikan hazine kağıtları satışı nedeniyle Amerika'nın cari işlemler açığının artması durumunda Amerikan Doları:<br />
 <br />
<b>Güç Kaybeder</b><br />
 	<br />
Amerika ihracatından daha fazla ithalat yapıyor, bu nedenle de ticaret açığı bulunuyor. Amerika'dan net para çıkışı olması Amerikan Doları üzerindeki düşüş baskısını artırmaktadır. Çünkü yabancı para birimleri üzerinden yabancı mal satın almak için Amerikan Doları satılmaktadır. Bu nedenle Amerika, açığı finanse etmek ve para biriminin değer kazanmasını sağlamak için Amerikan borsaları ya da bono piyasalarına yapılacak yatırımlar gibi araçlar sayesinde net yabancı sermaye girişine ihtiyaç duymaktadır. Amerika'nın büyük ticaret açığı her gün 2 milyar $ tutarında net yabancı sermaye girişi gerektirmektedir. Yabancıların beklentilerden daha az miktarda Amerikan varlığı satın alması açığın sürdürülemez olmasına neden olacak ve Amerikan Doları da değer kaybedecektir. <br />
 <br />
<br />
 FED'in sürpriz bir şekilde faizleri 50 baz puan indirmesi durumunda. Amerikan Doları <b>Yükselir</b> <br />
	<br />
Geçtiğimiz bir kaç yıldır para birimlerinin hareketlerindeki temel belirleyici faiz oranlarına yönelik beklentiler oldu. Bir ülke faiz oranını artırdığında para birimi güçlenme eğilimine girmektedir. Bu durum yüksek faizin bireyler, kurumlar ve hükümetlerden gelecek yabancı yatırımları daha fazla cezbetmesinden kaynaklanmaktadır. Faiz oranları üzerinde en fazla etkiye sahip göstergeler; Tüketici Fiyat Endeksi, Üretici Fiyat Endeksi, İstihdam ve Gayri Safi Yurtiçi Hasıla Rakamları'dır. Aynı göstergeler para birimleri üzerinde de büyük çaplı bir etkiye sahiptir. <br />
<br />
Aşağıdaki tablo Avro Bölgesi faiz oranlarının yükselişini göstermektedir. Avrupa Merkez Bankası bu süreçte faiz oranlarını arka arkaya 25'er baz puan artırdı, Japonya ise Haziran 2006 ve Şubat 2007 olmak üzere iki kez faiz artırımına gitti. <br />
<br />
<br />
ECB'nin faiz artırımları2006 ve 2007 yıllarında Avro/Yen paritesinde etkisinin gösterdi. Dünya genelindeki yatırımcılar Japonya'nın düşük getirili yatırım araçlarından çıktılar (hatta düşük faizli kredi bile çektiler) ve paralarını Avrupa'da yatırıma açtılar. Bu hareket yıl boyunca %12.67 oranında yükseliş görülmesine neden oldu. Açıkça, hızlı faiz indirimleri geride büyük bir iz bıraktı. Bir FXCM hesabıyla 200:1 oranında kaldıraç kullanarak bu gibi hareketlerden faydalanabilirsiniz ve günlük işlemlerinizden de faiz getirisi elde edersiniz.*<br />
<br />
 <br />
<br />
 Petrol fiyatları rekor yüksek seviyelere çıkarsa Amerikan Doları bu durumdan nasıl etkilenecektir? <b>Olumsuz</b> <br />
	<br />
Petrol dünyadaki en önemli ve uluslararası ticareti en fazla yapılan hammaddelerden biridir. Petrol ithal eden ülkeler yüksek petrol fiyatlarından olumsuz etkilenirken, petrol ihraç edenler ise olumlu etkilenmektedir. Amerika dünyanın en büyük petrol tüketicisidir ve kullandığı petrolün neredeyse yarısını ithal etmek zorundadır. Bu nedenle Amerika, İngiltere gibi kendi petrolünü kendisi üreten ülkelere kıyasla petrol fiyatlarına daha duyarlıdır. <br />
<br />
 Amerika'nın İşsizlik Rakamları'nda artış olursa Amerikan Doları bu durumdan nasıl etkilenecektir? <b>Olumsuz</b> 	<br />
Para birimleri ekonominin genel durumundan güçlü bir şekilde etkilenmektedir. İşsizlik Oranı genel ekonomik gücü gösteren ve herkesçe bilinen bir göstergedir ve para birimleri üzerinde etkili olmaktadır. İşsizlik yüksekse ekonomi zayıf olabilir ve bu durumda para birimi değer kaybedebilir. <br />
<br />
Amerika'nın aylık Tarım Dışı İstihdam Rakamları açıklaması forex piyasaları üzerinde etkisi en fazla olan açıklamalardan biridir. Örneğin; 5 Ocak 2007'de İşgücü İstatistikleri Bürosu rakamların bir önceki aya göre 167.000 kişi artış gösterdiğini açıkladı. Piyasalarda yalnızca 110.000 kişilik bir artış bekleniyordu. Beklentilerden daha iyi gelen rakamlar Amerikan Doları'nın, İsviçre Frangı da dahil olmak üzere diğer para birimleri karşısında değer kazanmasını sağladı.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.parasal.net/forumdisplay.php?f=11">Para Piyasası</category>
			<dc:creator>selahattinx</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.parasal.net/showthread.php?t=629</guid>
		</item>
		<item>
			<title>TEB / Günlük Bülten</title>
			<link>http://www.parasal.net/showthread.php?t=628&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Fri, 22 Jan 2010 14:51:33 GMT</pubDate>
			<description>*22/01/2010* 
 
ABD Başkanı Obama, bankacılık sisteminin riskliliğini ve büyümesini kısıtlayacak 
tasarıyı açıkladı. Bu çerçevede, bankaların müşteri...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>22/01/2010</b><br />
<br />
ABD Başkanı Obama, bankacılık sisteminin riskliliğini ve büyümesini kısıtlayacak<br />
tasarıyı açıkladı. Bu çerçevede, bankaların müşteri işlemleri haricinde &#8220;hedge fon&#8221;a sahip<br />
olma ya da yatırım yapmalarının engellenmesi öngörülüyor. Obama&#8217;nıın tasarısında göre,<br />
ayrıca, bankaların pazar paylarının sınırlandırılması planlanıyor. ABD yönetimi daha önce<br />
mevduat hariç bankacılık işlemleri için 15bp&#8217;lık vergi alınmasının planlandığını<br />
duyurmuştu. Obama planının ABD bankacılık sistemi kârlılığını azaltacağı endişeleriyle<br />
dün ABD finansal sektör hisseleri yüzde 3 gerilerken borsa endeksleri yüzde 2 civarında<br />
geriledi.<br />
&#8226; ECB İcra Kurulu üyesi Axel Weber, euronun kredibilite sorununun bulunmadığını<br />
söyleyerek, Yunanistan'ın konuşmayı bırakıp sorunlarını düzeltecek olumlu yönde<br />
girişimlerde bulunması gerektiğini ifade etti. Bu çerçevede, Yunanistan&#8217;ın mâli<br />
politikalarını hem gelir hem de gider taraftlarında güçlendirmesi gerektiğini ve kredi<br />
derecelendirme kuruluşlarına bütçe konsolidasyonu gerçekleştireceğini inandırması<br />
gerektiğini söyledi.<br />
&#8226; Goldman Sachs&#8217;ın dördüncü çeyrekte hisse başına kârı 8,2 dolar ile beklentilerin (5,2<br />
dolar) üzerinde gerçekleşti.<br />
&#8226; ABD&#8217;de Philadelphia Fed Endeksi Ocak'ta 15,2 ile beklentilerin (18) altında gerçekleşti.<br />
Endeks Aralık'ta 22,5 değerini almıştı. Haftalık işsizlik maaşı başvuruları ise 482 bin ile<br />
beklentilerin (440 bin) üzerinde gerçekleşti.<br />
&#8226; Euro bölgesinde Ocak ayında PMI imalat sektöründe 52,0, hizmetler sektöründe 52,3<br />
olarak gerçekleşti (Beklentiler, imalat PMI için 51,8, hizmetler PMI için 53,9<br />
seviyesindeydi).<br />
<br />
&#8226; IMF sözcüsü Caroline Atkinson, haftalık basın toplantısında, Türk hükümetinin IMF ile<br />
anlaşmaya varılması için heyet talep etmediğini, görüşmelerin yakın ve verimli şekilde<br />
devam ettiğini söyledi.<br />
&#8226; TCMB beklenti anketine göre TÜFE beklentileri yıl sonu için yüzde 6,9&#8217;dan yüzde 7,15&#8217;e,<br />
12 ay sonrası için yüzde 6,66&#8217;dan yüzde 6,79&#8217;a 24 ay sonrası için ise yüzde 6,38&#8217;den<br />
yüzde 6,54&#8217;e yükseldi. Ankette, GSYH büyümesi beklentileri 2010 yılı için yüzde 3,7&#8217;den<br />
yüzde 3,9&#8217;a yükselirken 2011 yılı için yüzde 4,4 ile değişmedi.<br />
&#8226; Dün akşam açıklanan Obama planının finansal sektör kârlılığını olumsuz etkileyeceği<br />
endişeleriyle dün ABD piyasalarındaki düşüşün ardından risk iştahındaki zayıflık Asya<br />
piyasalarında da devam etti. EUR/USD kurunda ise önemli teknik seviyelerin aşağı yönlü<br />
kırılması ve Yunanistan&#8217;a ilişkin endişelerin devamıyla yüzde 1,4030 seviyeleri<br />
görüldükten sonra Obama planının doları zayıflatması ile birlikte 1,41&#8217;in üzerine doğru bir<br />
toparlanma görülüyor. Bugün de ABD&#8217;den General Electric başta olmak üzere şirket<br />
bilançoları gelmeye devam edecek. Küresel risk iştahındaki düşüş ve EUR/USD&#8217;deki<br />
harekete bağlı olarak sabah 1,48&#8217;in üzerine yükselen USD/TL kuru için teknik seviyeler<br />
1,4880, ardından 1,4900 olarak görülüyor. Tahvil bono piyasasında ise IMF<br />
beklentilerinin canlı tutuluyor olması gösterge faizdeki yükselişi sınırlıyor. 16.11.2009<br />
vadeli gösterge tahvil faizinin üzde 8,60-8,95 arralığında kalması bekleniyor.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.parasal.net/forumdisplay.php?f=9">Dünyada Gelişmeler</category>
			<dc:creator>Pınar</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.parasal.net/showthread.php?t=628</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Tahvil ve bono piyasasında 2010 yılı beklentileri</title>
			<link>http://www.parasal.net/showthread.php?t=627&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 21 Jan 2010 14:24:17 GMT</pubDate>
			<description>Aşağıdaki bilgiler, işyatırım ın öngörüleridir. 
 
*Destekleyen faktörler:* 
 
Merkez Bankasının piyasalara likidite sağlaması. 3-aylık 
repo...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><i>Aşağıdaki bilgiler, işyatırım ın öngörüleridir.</i><br />
<br />
<b>Destekleyen faktörler:</b><br />
<br />
Merkez Bankasının piyasalara likidite sağlaması. 3-aylık<br />
repo ihalelerinin 2010 başında devam etmesi.<br />
&#8226; Kredilerdeki yavaş büyümenin bankaların menkul kıymet<br />
portföyünün büyümesini desteklemesi<br />
&#8226; Mevcut tahvil ve bono stoklarının ağırlıklı olarak yerel<br />
bankaların elinde bulunması ve yabancı payının azalmış<br />
olmasının olası bir piyasa bozulmasında yabancı<br />
yatırımcı çıkışlarının getiriler üzerindeki etkisini<br />
sınırlaması<br />
&#8226; Diğer gelişmekte olan ülke para politikalarının benzer bir<br />
süreçten geçmesi, hatta bazı ülkelerde daha erken faiz<br />
artışların gündeme gelmesi<br />
&#8226; Merkez Bankası&#8217;nın yılın ilk yarısında 5 milyar TL<br />
tutarında iç borçlanma senedi alacak olması<br />
&#8226; IMF ile anlaşma saşlanması ihtimalinin yatırımcı risk<br />
algısını olumlu yönde etkilemesi<br />
&#8226; Türkiye&#8217;nin kredi notunun yatırım yapılabilir seviyesine<br />
yükselme ihtimalinin bulunması<br />
<br />
<br />
<b>Tehdit oluşturan faktörler:</b><br />
<br />
Merkez Bankasının enflasyon baskıları nedeni ile daha<br />
erken faiz artırımına başlaması ihtimalinin bulunması<br />
&#8226; Merkez Bankasının beklenilenden daha önce faiz<br />
artırımlarına başlaması durumunda mevcut getiri<br />
seviyelerinin fonlama maliyetinin altında kalacağına<br />
dair oluşan endişeler<br />
&#8226; Faiz dışı dengenin 2010 yılında beklentilerden daha<br />
yüksek açık vermesi durumunda borçlanma ihtiyacının<br />
artması<br />
&#8226; Yabancı yatırımcılara uygulanacak olan stopaj oranı<br />
üzerindeki belirsizliklerin yabancı ilgisini azaltma<br />
ihtimali<br />
&#8226; Yurt dışı piyasalarda gözlemlenebilecek bir bozulmanın<br />
ülke risk priminin artmasına neden olması</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.parasal.net/forumdisplay.php?f=12">Tahvil ve Bono Piyasası</category>
			<dc:creator>Pınar</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.parasal.net/showthread.php?t=627</guid>
		</item>
		<item>
			<title>YÖK, uzaktan eğitim sistemiyle garantili İngilizce öğretecek</title>
			<link>http://www.parasal.net/showthread.php?t=626&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 21 Jan 2010 09:08:50 GMT</pubDate>
			<description>Yükseköğretim Kurulu (YÖK), ilköğretimden başlayıp üniversite sona kadar İngilizce gördüğü halde bir türlü dil öğrenemeyen öğrenciler için yeni bir...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Yükseköğretim Kurulu (YÖK), ilköğretimden başlayıp üniversite sona kadar İngilizce gördüğü halde bir türlü dil öğrenemeyen öğrenciler için yeni bir proje geliştirdi.<br />
YÖK, uzaktan eğitim metoduyla İngilizce öğretmeyi planlıyor. Amerika ve Avrupa ile Türkiye'de uzaktan eğitim sistemi üzerinde çalışan şirketlerle görüşen YÖK, İngilizce öğretmeyi garanti eden bir firmayla anlaşmaya varmak üzere. Projeye göre evinde günde 2 saat çalışarak TOFEL'dan 550 puan almak mümkün olacak. 4 yılda 2,5 milyon dolar olan maliyeti sponsorlarla karşılanacak proje kapsamında öğrenciler İngilizce eğitiminin üçte birini de yüz yüze alacak.<br />
İngilizce projesini yürüten YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Muhittin Şimşek, uzaktan eğitim programına üye olacak öğrencinin bir şifre ile dersleri takip edebileceğini söyledi. Şimşek, &quot;Üniversite bitene kadar öğrencilere İngilizce okutuyoruz, ama bir türlü İngilizce öğretemiyoruz. Projemiz başarılı olursa bu bir devrim olur.&quot; dedi. İngilizce öğretememe sorununa çözüm için Türkiye ve dünyada İngilizce konusunda uzman hocalarla görüştüklerini anlatan Şimşek, &quot;Uzaktan eğitim konusunda uzmanlaşmış 11 şirketi çağırdık ve ayrı ayrı dinledik. Muhteşem sistemler geliştirmişler. Bunlardan biri ile anlaşmak üzereyiz.&quot; diye konuştu.<br />
Programda ayrıca öğrenci istediği zaman internet üzerinden yüz yüze Amerika'daki hoca ile İngilizce konuşulabilecek. İngilizce eğitiminin üçte ikisi bu şekilde uzaktan eğitimle gerçekleştirilecek. Eğitimin üçte biri ise Türkiye'de üniversitelerde verilecek. Bu eğitimi vermesi için üniversitelerdeki okutmanlar kullanılacak. Bu okutmanlar İngilizce ve uzaktan eğitim konusunda 3 aylık eğitimden geçirilecek. Program, lisans eğitimi gören ve fakülteye yeni başlayacak 250 bin civarındaki öğrenci ile başlayacak ve her yıl yeni başlayan öğrencilerle devam edecek. Yüksekokul, açık öğretim ve vakıf üniversitelerinin öğrencileri İngilizce programına katılamayacak. Öğrencilerden ücret alınmayacak, masrafları sponsorlar karşılayacak. 2010-2011 akademik yılında başlatılacak programa katılan öğrenciler üniversitedeki normal İngilizce derslerine devam edecek.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.parasal.net/forumdisplay.php?f=95">Eğitim Haberleri</category>
			<dc:creator>Pınar</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.parasal.net/showthread.php?t=626</guid>
		</item>
		<item>
			<title>üniversite sınavında yeni puan türleri</title>
			<link>http://www.parasal.net/showthread.php?t=625&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 21 Jan 2010 09:06:35 GMT</pubDate>
			<description>İşte üniversite sınavında yeni puan türleri 
 
Başvuruları 18 Ocak-12 Şubat tarihleri arasında yapılacak birinci aşama sınavı olan Yükseköğretime...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>İşte üniversite sınavında yeni puan türleri<br />
<br />
Başvuruları 18 Ocak-12 Şubat tarihleri arasında yapılacak birinci aşama sınavı olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) kılavuzunda, hangi bölümler için hangi puan türlerinin esas alınacağı duyuruldu.<br />
Bundan önceki uygulamada 'Sözel', 'Sayısal' ve 'Eşit Ağırlıklı' olarak belirlenen puan türleri, yeni sistemde YGS'de toplam 6, Lisans Yerleştirme Sınavlarında (LYS) toplam 12 ayrı alt puan türü olarak düzenlendi. Bu durumda birinci ve ikinci aşama sınavlarında toplam 18 ayrı puan türü olacak.<br />
YGS'de Türkçe, Sosyal Bilimler, Temel Matematik ve Fen Bilimleri testlerinin her birinden 40'ar olmak üzere toplam 160 soru yöneltilecek. YGS puanları hesaplanırken, her bir testin ağırlığının farklı olduğu YGS-1, YGS-2, YGS-3, YGS-4, YGS-5 ve YGS-6 puan türleri hesaplanacak.<br />
YGS'nin alt puan türleri eski sistemle karşılaştırıldığında, YGS-1 ve YGS-2 'Sayısal', YGS-3 ve YGS-4 'Sözel', YGS-5 ve YGS-6 da 'Eşit Ağırlıklı' puan türlerine karşılık geliyor.<br />
PUAN TÜRLERİ VE KAPSADIĞI TESTLER<br />
YGS'deki puan türleri, kapsadığı testler ve puan türünün hesaplanmasında baz alınacak test yüzdeleri şöyle:<br />
-YGS-1: Temel Matematik (Yüzde 40), Fen Bilimleri (Yüzde 30), Türkçe (Yüzde 20), Sosyal Bilimler (Yüzde 10)<br />
-YGS-2: Fen Bilimleri (Yüzde 40) ve Temel Matematik (Yüzde 30), Türkçe (Yüzde 20), Sosyal Bilimler (Yüzde 10)<br />
-YGS-3: Türkçe (Yüzde 40), Sosyal Bilimler (Yüzde 30), Temel Matematik (Yüzde 20), Fen Bilimleri (Yüzde 10)<br />
-YGS-4: Sosyal Bilimler (Yüzde 40), Türkçe (Yüzde 30), Temel Matematik (Yüzde 20), Fen Bilimleri (Yüzde 10)<br />
-YGS-5: Türkçe (Yüzde 37), Temel Matematik (Yüzde 33), Sosyal Bilimler (Yüzde 20), Fen Bilimleri (Yüzde 10)<br />
-YGS-6: Temel Matematik (Yüzde 37), Türkçe (Yüzde 33), Fen Bilimleri (Yüzde 20), Sosyal Bilimler (Yüzde 10).<br />
YGS PUAN TÜRLERİYLE GİRİLEBİLECEK ÖN LİSANS PROGRAMLARI<br />
YGS için belirlenen puan türlerinin her biriyle girilebilecek yükseköğretim programları farklı olacak.<br />
Örneğin YGS-1 puan türüyle ön lisans programları olan Bilgisayar Programcılığı, Bilgisayar Teknolojisi, Elektronik Teknolojisi, Harita ve Kadastro, İnşaat Teknolojisi, Makina, Mekatronik, Otomotiv Teknolojisi; YGS-2 ile Ağız ve Diş Sağlığı, Anestezi, Boya Teknolojisi, Çevre Sağlığı, Kağıt Teknolojisi, Kimya Teknolojisi, Maden Teknolojisi; YGS-3 ile Basın ve Yayıncılık, Adalet, Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik; YGS-4 ile Aşçılık, Büro Hizmetleri ve Yönetici Asistanlığı, Çocuk Gelişimi, Geleneksel El Sanatları, Görsel İletişim, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, Turizm Animasyonu, Marka İletişimi; YGS-5 ile Basım ve Yayın Teknolojileri, Emlak ve Emlak Yönetimi, İkram Hizmetleri, Kooperatifçilik, Kuyumculuk ve Takı Tasarımı, Mimari Restorasyon, Otobüs Kaptanlığı, Posta Hizmetleri, Turizm ve Seyahat Hizmetleri; YGS-6 ile Bankacılık ve Sigortacılık, Bilgi Yönetimi, Çay Eksperliği, Deniz ve Liman İşletmeciliği, İnsan Kaynakları Yönetimi, Tapu ve Kadastro, Ormancılık ve Orman Ürünleri, Pazarlama gibi bölümlere girilebilecek.<br />
YGS İLE GİRİLEBİLECEK LİSANS PROGRAMLARI<br />
Bazı lisans programları, YGS puan türleri ile öğrenci alacak. Kimya Öğretmenliği YGS-2, Okul Öncesi Öğretmenliği programına YGS-5; Özel Eğitim Öğretmenliği, Zihin Engelliler Öğretmenliği, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği, Görme Engelliler Öğretmenliği, İşitme Engelliler Öğretmenliği, İlahiyat gibi programlara YGS-4; Üstün Zekalılar Öğretmenliği, İşletme Bilgi Yönetimi (Yüksekokul), İnsan Kaynakları Yönetimi (Yüksekokul) programlarına YGS-6 puan türüyle öğrenci yerleştirilecek.<br />
LYS PUAN TÜRLERİ<br />
LYS'de puan türleri MF-1, MF-2, MF-3, MF-4, TM-1, TM-2, TM-3, TS-1, TS-2 ve DİL-1, DİL-2, DİL-3 olarak değişiyor.<br />
MF grubu eski sistemde 'Sayısal', TM grubu 'Eşit Ağırlıklı', TS grubu da 'Sözel' puan türlerine karşılık geliyor.<br />
MF ile ilgili puan türlerinde, Matematik, Geometri, Fizik, Kimya ve Biyoloji sorularının ağırlığı çeşitli oranlarda değişiyor.<br />
TM ile ilgili puan türlerinde Matematik, Geometri, Türk Dili ve Edebiyat ile Coğrafya-1 testleri, TS ile ilgili puan türlerinde Türk Dili ve Edebiyatı, Coğrafya-1, Tarih, Coğrafya-2 ve Felsefe grubu testleri yer alıyor.<br />
DİL puan türünde ise LYS'de dil sorularının ağırlığı alt puan türlerine göre değişiyor. DİL-1'de ikinci aşama sınavındaki dil sorularının ağırlığı yüzde 65, DİL-2'de yüzde 50, DİL-3'de yüzde 20 olacak. Sınavın birinci aşaması olan YGS, DİL puanlarını, DİL-1 alt puanında yüzde 35, DİL-2 alt puanında yüzde 50, DİL-3 alt puanında ise yüzde 80 oranında etkileyecek.<br />
LYS PUANLARINA GÖRE GİRİLEBİLECEK LİSANS PROGRAMLARI<br />
İlköğretim Matematik Öğretmenliği, Matematik Öğretmenliği, Matematik, Bilgisayar Bilimleri, Astronomi ve Uzay Bilimleri programlarına MF-1, Fen Programları, Biyoloji, Biyoloji Öğretmenliği, Fizik, Fen Bilgisi Öğretmenliği, Kimya programlarına MF-2; Tıp, Eczacılık, Veteriner, Ebelik (Fakülte), Hemşirelik (Fakülte), Beslenme ve Diyetetik (Fakülte), Biyokimya, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon (Fakülte), Genetik ve Biyomühendislik, Moleküler Biyoloji ve Genetik programlarına MF-3, Bilgisayar Mühendisliği, Bilişim Sistemleri Mühendisliği, Elektrik Mühendisliği, Elektronik Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği, Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği, Kentsel Tasarım ve Peyzaj Mimarlığı, Biyomedikal Mühendisliği, Çevre Mühendisliği, Uçak Mühendisliği, Deri Mühendisliği, Peyzaj Mimarlığı, Orman Mühendisliği, Otomotiv Mühendisliği, Nükleer Enerji Mühendisliği, Kimya Mühendisliği, Tekstil Mühendisliği, Yazılım Mühendisliği, Uzay Mühendisliği programlarına MF-4 puan türü ile öğrenci yerleştirilecek.<br />
Ekonomi, İktisat, Maliye, Muhasebe ve Finans Yönetimi, Bankacılık ve Finansman (Fakülte), Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri, İnsan Kaynakları Yönetimi (Fakülte) programlarına TM-1; Hukuk, Sınıf Öğretmenliği, Kamu Yönetimi, Siyaset Bilimi, Uluslararası İlişkiler, Avrupa Birliği İlişkileri TM-2; Arkeoloji, Antropoloji, Çocuk Gelişimi (Fakülte), Felsefe Grubu Öğretmenliği, Psikoloji, Sosyoloji programlarına TM-3 puan türüyle öğrenci kabul edilecek.<br />
TS-1 puan türüyle Coğrafya Öğretmenliği, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, Medya ve İletişim; Radyo, Sinema ve Televizyon; TS-2 puan türüyle Tarih, Tarih Öğretmenliği, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği, Türkçe Öğretmenliği, Sanat Yönetimi gibi programlara girilebilecek.<br />
Dil puan türlerinde ise genellikle İngilizce, Almanca ve Fransızca ile ilgili bölümler DİL-1, Batı dilleri ile ilgili bölümler DİL-2, Doğu dilleri ile ilgili bölümler de DİL-3 puan türüyle öğrenci alıyor.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.parasal.net/forumdisplay.php?f=81">Sınavlar</category>
			<dc:creator>Pınar</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.parasal.net/showthread.php?t=625</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bayram şekeri &#8216;Amerikan&#8217; oluyor]]></title>
			<link>http://www.parasal.net/showthread.php?t=624&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 20 Jan 2010 11:14:04 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de şekerleme pazarının önemli oyuncusu Kent Gıda&#8217;nın sahibi olan İngiliz Cadbury şirketi, ABD&#8217;li Kraft&#8217;ın 19.7 milyar dolarlık teklifine...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Türkiye&#8217;de şekerleme pazarının önemli oyuncusu Kent Gıda&#8217;nın sahibi olan İngiliz Cadbury şirketi, ABD&#8217;li Kraft&#8217;ın 19.7 milyar dolarlık teklifine &#8216;evet&#8217; dedi. Satışın kısa sürede tamamlanması planlanıyor<br />
<br />
 <br />
<br />
ABD&#8217;nin en büyük gıda şirketi Kraft ile İngiliz Cadbury arasında 16.7 milyar dolarla başlayan fiyat pazarlığında son rakam 19.7 milyar dolara (11.9 milyar pound) çıktı. Taraflar bu rakam üzerinde anlaştı, teklif Cadbury hissedarlarına sunulacak. <br />
<br />
Anlaşmanın tamamlanması için hissedarların çoğunluğunun onayı gerekiyor. Kraft&#8217;ın bunun için 2 Şubat&#8217;a kadar süresi var. Rekabet onaylarının ardından birleşmenin tamamlanması planlanıyor. Kraft&#8217;ın almaya hazırlandığı Cadbury, Türkiye&#8217;de Kent&#8217;in sahibi. <br />
<br />
Bu arada ABD&#8217;li Hershey&#8217;in bu hafta İngiliz şekerleme şirketi Cadbury&#8217;ye en az 17.9 milyar dolarlık teklif vereceği ileri sürülmüştü.<br />
<br />
Yapılan açıklama sonrası Cadbury hisseleri borsada yüzde 3 yükseldi. Birleşmeyle Kraft&#8217;ın gelirde yıllık 50 milyar doları hedeflediği belirtiliyor.<br />
<br />
 <br />
<br />
Parayı pizzadan buldu<br />
<br />
Kraft, iki şirketin güçlerini birleştirmesiyle çikolata ve şekerleme sektöründe dünya lideri, hızlı büyüme potansiyeline sahip ciklet sektöründe ise dünya ikincisi olacağını bildirdi. Bazı ekonomistler bu teklifin İngiliz Cadbury&#8217;nin değerinin altında olduğunu düşünüyor. Buna karşılık Kraft&#8217;ta yatırımı bulunan Warren Buffet, daha önceki tekliflerin çok yüksek bir rakama işaret ettiğini açıklamıştı.<br />
<br />
Kraft CEO&#8217;su Irena Rosenfield, &#8220;Cadbury&#8217;nin markalarına, mirasına ve çalışanlarına büyük saygı duyuyoruz. Onların Kraft&#8217;ın parçası olarak başarılı olacağına inanıyoruz&#8221; dedi. Cadbury Başkanı Roger Carr, anlaşmanın, Cadbury hissedarları için iyi bir değeri temsil ettiğine inandığını ifade etti. Kraft, ABD&#8217;deki pizza operasyonunu Nestle&#8217;ye 3.7 milyar dolara sattıktan sonra Cadbury&#8217;e teklifinin nakit kısmını yükseltmişti.<br />
<br />
 <br />
<br />
Kent Gıda hisseleri yüzde 19 prim yaptı<br />
<br />
2002&#8217;de Kent Gıda&#8217;nın yüzde 51&#8217;ini 74.8 milyon dolara alan Cadbury ardından çağrı yoluyla borsadaki hisseleri topladı. Sonrasında da Tahincioğlu Holding hisselerini devraldı. Cadbury Gebze&#8217;deki tesisinde yıllık 40 bin ton üretim yapıyor. Yıllık ihracatı 50 milyon dolar. Kent Gıda&#8217;nın borsadaki hisseleri dün yüzde 19 prim yaptı. Cadbury Türkiye&#8217;de şekerlemede pazarın yüzde 55&#8217;ini elinde tutuyor. Şirket, 2007&#8217;de Falım, First gibi sakız markalarının sahibi Intergum Gıda&#8217;yı aldı. <br />
<br />
Cadbury Türkiye&#8217;de Kent, Jelibon, Tofita, Olips, Topitop, Bonibon, Poptip, Toybox markalarıyla, Kraft ise Milka, Toblerone, Jacobs, Tang, Cipso, Patos markalarıyla öne çıkıyor.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Gordon Brown Kraft&#8217;ı uyardı<br />
<br />
İki şirketin birleşmesinin Cadbury&#8217;nin İngiltere operasyonunda 7 bin kişinin işini kaybetmesiyle sonuçlanacağını belirten The Unite sendikası bu satışa şiddetle karşı çıkıyor. Bu arada İngiltere Başbakanı Gordon Brown, Kraft&#8217;ı işçi çıkarmaması konusunda uyardı. Brown, İngiltere&#8217;deki yatırım seviyesinin de düşürülmemesi gerektiğinin altını çizdi.<br />
<br />
 <br />
<br />
KRAFT<br />
<br />
Cirosu 42 milyar dolar<br />
<br />
- 1903 yılında James L. Kraft tarafından Chicago&#8217;da kuruldu. -1914 yılında kendi peynirini üretmeye başladı. - Philip Morris 1988&#8217;de 12.9 milyar dolara Kraft&#8217;ı satın aldı. n Philip Morris Nabisco&#8217;yu 2000&#8217;de 19.2 milyar dolara aldı ve bu şirketi Kraft ile birleştirdi. - 2007&#8217;de Danone&#8217;nin bisküvi işini 7.2 milyar dolara aldı. -168 fabrikası var n 98 bin kişiyi istihdam ediyor n 2008 yılı geliri 42 milyar dolar. - Oreo bisküvileri, Nabisco krakerleri, Philadelphia-Dairylea (peynir), Kenco-Maxwell House-Jacobs (kahve) ile Terry&#8217;s Chocolate Orange-Toblerone (çikolata) şirketin dünyada öne çıkan markalarından birkaçı.<br />
<br />
 <br />
<br />
CADBURY<br />
<br />
Cirosu 8.9 milyar dolar<br />
<br />
-1824&#8217;te John Cadbury&#8217;nin Birmingham&#8217;da açtığı çay ve kakao dükkanıyla işe başlandı.  -1969&#8217;da Schweppes ile birleşti, Cadbury Schweppes adını aldı. - 2003&#8217;te 4.2 milyar dolara U.S. Adams&#8217;ın sakız operasyonlarını bünyesine kattı. -2006&#8217;da 1.85 milyar euro&#8217;ya şirketin Avrupa operasyonlarını yatırım fonu Lion and Blackstone&#8217;a sattı.  n Hissedarlardan gelen baskıyla Mayıs 2008&#8217;de İngiltere ve ABD operasyonlarını ayırdı. - Mart 2009&#8217;da Avustralya&#8217;daki içecek işlerini 1.185 milyon dolara Asahi Breweries şirketine sattı. - Dairy Milk, Green&amp;Black&#8217;s (çikolata) ile Trident ve Dentyne çiklet markalarıyla tanınıyor.   - 20&#8217;den fazla markası dünyanın en büyük 50 şekerleme pazarında 1. veya 2. sırada bulunuyor. - Dünyada toplam 60 ülkede faaliyet gösteriyor, 46 bin çalışanı var. <br />
<br />
- 2008 yılı gelirleri 8.9 milyar dolar<br />
<br />
<div align="right">Milliyet  </div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.parasal.net/forumdisplay.php?f=24">Gıda Sektörü</category>
			<dc:creator>Pınar</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.parasal.net/showthread.php?t=624</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Derimod'un topladığı ceketler üniversitelilere gidiyor]]></title>
			<link>http://www.parasal.net/showthread.php?t=623&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 20 Jan 2010 11:13:03 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Derimod, 'Ceket Değişim Kampanyası' kapsamında müşterilerinden topladığı 30 bin deri ceketi yenileyerek, Türk Kızılay'ı aracılığı ile üniversiteli...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Derimod, 'Ceket Değişim Kampanyası' kapsamında müşterilerinden topladığı 30 bin deri ceketi yenileyerek, Türk Kızılay'ı aracılığı ile üniversiteli öğrencilere dağıtıyor.<br />
<br />
 <br />
<br />
Derimod, geçen yılın son çeyreğinde uyguladığı &quot;Ceket Değişim Kampanyası&quot; kapsamında müşterilerinden topladığı 30 bin deri ceketi, Türk Kızılayı aracılığı ile ihtiyaç sahibi üniversite öğrencilerine dağıtacağını açıkladı. <br />
<br />
Derimod Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Zaim, &quot;Ceket değişim kampanyasına başladığımızda, bu ceketlerin Kızılay'a verileceğini söylemedik ve ajitasyon yaparak sosyal sorumluluk projesini ticarileştirmedik. Şimdi pekçok marka, en başarılı kampanyanın bizimki olduğunu düşünüyor ve bizi örnek alıyor&quot; diye konuştu. <br />
<br />
Derimod, 35. yılına özel olarak düzenlediği kampanyanın sonuçlarını ve Türk Kızılayı ile işbirliğinin ayrıntılarını dün İstanbul'da düzenlenen basın toplantısı ile açıkladı. Toplantıya katılan Derimod Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Zaim, artık ekonomik konjonktürden şikayet etmek yerine neler yapabileceklerine odaklandıklarını, yeni söylemler geliştirerek müşterilere artı değer yaratma peşinde olduklarını söyledi. Bu bakış açısından hareketle klasik bir indirim kampanyası yerine toplum için anlamlı bir proje gerçekleştirmek istediklerini belirten Zaim, &quot;Müşterilerimize kullanmadıkları, evlerinde atıl durumda olan deri ceketlerini yeni ürünlerimizle değiştirmeyi önerdik. Bu ceketleri 200 TL'ye aldık. Yeni ürünleri bu fiyattan indirimle müşterilerimize sunduk&quot; dedi. <br />
<br />
Kampanyaya ilginin beklentinin ötesine geçtiğini belirten Zaim, &quot;Kampanya ile dört ayda 30 bin deri ceket topladık. Eski ceketi yanında olmayanlara da aynı indirimi sunduk. Bu müşterilerden geri dönmeyenler ancak yüzde 10 ile sınırlı kaldı. Topladığımız ceketleri ise tek tek elden geçirdik ve yeniledik. Bu işlemin maliyetinin hiçbir önemi yok. Ama biz görevin ancak bir kısmını tamamlayabildik. Türk gibi başlayıp İsveçli gibi bitirebilmek zor iştir. Şimdi sıra işin ikinci ve hayli önemli aşamasında. Bu aşamayı hangi kuruluşla aşabileceğimizi çok da fazla araştırmadık. Halkımızın üzerine titrediği ulusal yardım teşkilatımız Kızılay'dan bu konuda destek istemeye karar verdik&quot; dedi. <br />
<br />
Geçen eylülde başlayan ve 31 Aralık'ta sona eren kampanyanın ceket satışlarını yüzde 50 artırdığını belirten Zaim, &quot;Kampanyanın son çeyrek ciromuza katkısı yüzde 20'lik artış yönünde oldu. Yılı ise yüzde 15'lik artışla 100 milyon TL ciro ile kapatıyoruz&quot; diye konuştu. <br />
<br />
 <br />
<br />
Kızılay'a ezber bozdurdu<br />
<br />
Derimod'un ilk etapta beş bin deri ceketi teslim ettiği Türk Kızılay'ın Genel Başkanı Tekin Küçükali ise, ürünleri yurt genelindeki 745 şubeye göndereceklerini, oradan da ihtiyaç sahibi üniversiteli gençlere dağıtılacağını dile getirdi. Gönüllü destekleri toplumsal güce dönüştüren 141 yıllık yardım kuruluşu Türk Kızılay'ı için, Derimod gibi sosyal sorumluluk bilinciyle hareket eden kurumların desteğinin önemli olduğunu kaydeden Küçükali, şunları söyledi: <br />
<br />
&quot;Bizim için gözyaşının rengi olmadığı gibi, dini, dili, ırkı da yok. Yardımlar, tüm ihtiyaç sahipleri gözetilerek sürüyor. Türk Kızılayı olarak genelde ikinci el ürünleri almıyoruz. Ama Derimod bize ezber bozdurdu. İkinci el ürünleri dikişinden astarına kadar elden geçirmişler. Yeni mi, tamir mi yapıldı, anlamadık. Bu ürünleri, yurt genelindeki tüm üniversitelerde ihtiyaç sahibi öğrencilerimize dağıtmaya başlayacağız.&quot; <br />
<br />
Derimod, 'Ceket Değişim Kampanyası' kapsamında müşterilerinden topladığı 30 bin deri ceketi yenileyerek, Türk Kızılay'ı aracılığı ile üniversiteli öğr...<br />
<br />
<div align="right"> Referans </div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.parasal.net/forumdisplay.php?f=31">Tekstil Sektörü</category>
			<dc:creator>Pınar</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.parasal.net/showthread.php?t=623</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Borsada Altın Kural</title>
			<link>http://www.parasal.net/showthread.php?t=622&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 19 Jan 2010 13:51:03 GMT</pubDate>
			<description>KURAL-1 Öncelikle ve kesinlikle haftalık grafiklere bakılacak yeterli miktarda alım yapıldıktan sonra günlük grafiklere konsantre olunacak. 
...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>KURAL-1 Öncelikle ve kesinlikle haftalık grafiklere bakılacak yeterli miktarda alım yapıldıktan sonra günlük grafiklere konsantre olunacak.<br />
<br />
KURAL-2 Bize üç tane gösterge yol gösterecek. çok fazla göstergeye bakıp kafaları karıştırmaya gerek yok.<br />
<br />
KURAL-3 Sabırlı olunacak. &quot;Kârın üzerinde otur&quot; prensibi izlenecek.<br />
<br />
KURAL-4 Sisteme kesinlikle uyulacak.<br />
<br />
Şimdi gelelim göstergelere. aslında çok bilinen fakat değerleri anlaşılamayan ve uzun vadeli çıkışları hiç ıskalamayan göstergeler.<br />
<br />
MACD - MOMENTUM &#8211; RSI<br />
<br />
MACD : 0 REFERANSININ ÜSTÜNDE AL SİNYALİ VERMELİ<br />
<br />
MOMENTUM : 100 REFERANSININ ÜSTÜNDE OLMALI<br />
<br />
RSI : 50 REFERANSININ ÜSTÜNDE OLMALI.<br />
<br />
Bu üç şart gerçekleşirse uzun vadeli trend başlamış demektir.<br />
<br />
Buradaki tek sıkıntı büyük düşüşlerden sonra fiyatların uzun süre yatay gitme ihtimalidir. Bu sıkıntıdan kurtulmak için 100 ve 200 günlük HO'lara bakmanız yeterli olacaktır. (Hareketli Ortalama) HO'lardan yukarıya doğru uzaklaşan fiyatlar MACD, MOMENTUM, RSI ile birlikte uyum sağlıyorsa alım zamanı gelmiştir.<br />
<br />
Unutmayın bu sistem sürekli al-sat sinyali veren bir sistem değildir. Yılda bir kere al, bir kere de sat sinyali verebilir, ama kazançlar muhteşem olur. Herkes panik içinde alım ya da satış peşindeyken siz kenardan izleme şansına sahip olursunuz.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.parasal.net/forumdisplay.php?f=13">Hisse Senetleri Piyasası</category>
			<dc:creator>selahattinx</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.parasal.net/showthread.php?t=622</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Borsada Risk ve Getiri</title>
			<link>http://www.parasal.net/showthread.php?t=621&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 18 Jan 2010 21:30:28 GMT</pubDate>
			<description>Borsada göze alacağınız risk, size bu riskle orantılı olarak getiri sağlayabilir. Ancak sağlamayabilir de, adı üzerinde, risk alıyorsunuz, işler...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Borsada göze alacağınız risk, size bu riskle orantılı olarak getiri sağlayabilir. Ancak sağlamayabilir de, adı üzerinde, risk alıyorsunuz, işler umduğunuz gibi gitmezse, hiç aklınıza getirmediğiniz senaryolarda büyük kayıplara uğrayabilirsiniz. Eğer bütün mal varlığınızı yüksek getiri için tehlikeye atmışsanız, kaybetme olasılığınız da vardır! <br />
<br />
Riski daha fazla sevenlenderdeniz, kredili işlem yaparak kazancınızı arttırmayı deneyebilirsiniz. Gün içi veya birkaç gün vadeli işlemler yapabilir, kısa zamanda çok büyük paralar kazanabilirsiniz. <br />
<br />
Kredili işlemin size neler kazandırıp kaybettirebileceğini küçük bir örnekle açıklayalım: <br />
<br />
Diyelim ki 100 liranız var. Aracı kurumların çoğu, size kazancınızı katlama şansı sunan kendi paranız kadar kredi imkanı sunarlar. 100 lira da aracı kurumdan kredi kullanarak 10 liralık bir hisse senedinden 20 tane aldınız. <br />
<br />
Hisse senedinin fiyatı %20 düşerse ne olur? Fiyat 8 lira, hisselerin değeri 160 liraya düşer. Aracı kuruma borcunuzu (100 lira) ödersiniz, size 60 lira kalır. Bir anda paranızın yüzde 40'ını kaybettiniz bile! Üstelik bu kazanç kesindir, çünkü aracı kurumlar özkaynak (60) / kredi(100) oranına dikkat eder, bu oran sizin pozisyonunuzdaki biri için çok düşüktür, en azından krediyi kapatacak satış yapmanızı isterler. Böylece siz, bekleme şansınızı da kaybedersiniz. <br />
<br />
Ama işler yolunda giderse, hisse fiyatı %20 artar ve 12 lira olursa hisselerin değeri 240 liraya çıkar, satışı yapar, 100 lira borcunuzu öder, çok kısa vadede %40 kazanmış biri olarak 140 lirayla evinize dönersiniz. İşte günlerini seans salonlarında borsayı izleyerek geçiren insanların hedefledikleri kolay getiri! <br />
<br />
Eğer kredili pozisyon almazsanız, en büyük avantajınız şudur: Zararda bile olsanız, beklersiniz. Oysa kredili pozisyonlar, beklenmedik gelişmelerin olduğu dönemlerde (üst düzey birinin vefatı, doğal afetler veya şirket hakkında olumsuz bir haber gibi) birkaç gün içinde satış yapma fırsatı bile vermeden bütün paranızı kaybetmenize yol açabilir, çünkü aracı kurumlar riskli pozisyonları hemen kapama eğilimi içine girerler, fiyatlar hızla taban fiyatlara geriler ve bu şekilde birkaç seans devam eder. Yani kontrol (kalan ana paranız dışında) tamamen aracı kuruma geçer, zarar gerçekleşir, ve siz 100 liranızdan geriye kalan 15-20 liraya bakakalırsınız. Bütün bunlar defalarca yaşanmıştır, borsada batış hikayelerinin hepsi kredili işlemler yüzündendir, bu yüzden borsaya giriş rehberlerinde ve aracı kurumların duvarlarında &quot;Size lazım olmayacak parayla ve uzun vadede borsaya girin&quot; denir, krediniz yoksa, satış yapmak zorunda değilseniz, beklersiniz, şirket doğru seçilmişse birkaç ay, birkaç yıl sonra büyük karlar bile elde edersiniz. <br />
<br />
Demek istediğimiz, &quot;ne kadar risk o kadar getiri&quot; çok da doğru bir laf değildir, &quot;Ben çok risk aldım, çok kazanacağım&quot; derseniz, yanılma olasılığınızı veya sizin dışınızdaki gelişmeleri hesaba katmamış olursunuz. Belki de doğrusu &quot;Ne kadar risk, o kadar götürü&quot; olmalıydı... <br />
<br />
Biz herkese, uzun vadeli, almak için de, satmak için de sabırla beklenen, analizlere dayalı bir yatırım tarzı öneriyoruz. Ama bunlarla uğraşacak vaktiniz veya isteğiniz yoksa ya da henüz borsada değerlendirecek birikiminiz yoksa aşağıdaki önerimizi değerlendirip, kafanızı hiç yormadan hem tasarruf edebilir, hem de borsanın yüksek getirilerinden yararlanabilirsiniz.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.parasal.net/forumdisplay.php?f=13">Hisse Senetleri Piyasası</category>
			<dc:creator>selahattinx</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.parasal.net/showthread.php?t=621</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Tasarruf</title>
			<link>http://www.parasal.net/showthread.php?t=620&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 18 Jan 2010 21:24:22 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[TASARRUF 
   
'5 yaşında idim. Rahmetli babaannem pirinç ayıklıyordu. Bir tane yere düştü. Babaannem eğildi, aramaya  başladı.  Sağa bakıyor, sola...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>TASARRUF<br />
  <br />
'5 yaşında idim. Rahmetli babaannem pirinç ayıklıyordu. Bir tane yere düştü. Babaannem eğildi, aramaya  başladı.  Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya  çalışıyordu . Çocukluk işte, <br />
<br />
-Aman babaanne dedim.<br />
-Bir pirinç tanesi için bu kadar çaba harcamaya, yorulmaya değer mi?<br />
 Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı, öfkeyle doğruldu. <br />
-Sen oturduğun yerden ahkâm  kesiyorsun, ' dedi.  <br />
-Hiç pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç  tanesinde  kaç insanin göz nuru, alın teri, emeği, çilesi var biliyor musun?'  Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.<br />
 <br />
Aradan yıllar geçti.   Hukuk Fakültesinde öğrenciyim.  Alain'in proposlarını okuyorum.  Birden irkildim. Babaannemi hatırladım.  Alain, bir  insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa, bütün uygarlığa karşı  ihanet etmiş olur diyordu.   İlave ediyordu. Bir  iğnenin  üretiminde binlerce insanin alın teri, göz nuru, el  emeği vardır diyordu. On dokuz yıl evveldi.  Stockholm'e gitmiştim.   Bir otele indim.  Geceydi. Sabahleyin, traş olmak için lavaboya  gittiğimde, aynanın yanında ilginç bir not gördüm.  &#8220;Lütfen traştan sonra jiletinizi çöpe  atmayın, yanda bir kutu var oraya bırakın, bir tek jiletle dahi olsa, İsveç çelik sanayisine yardımcı olun' diyordu. Doğrusu hayretler içinde kaldım.  Çocukluğumdan beri çelik eşya  denince akla İsveç çeliği gelir.   Birçok  eşya  üzerinde &#8220;İsveç çeliğinden yapılmıştır' diye yazardı.   İşte o  ülke, kullanılmış bir tek ufacık jiletin bile çöpe  gitmesini istemiyor, ona sahip çıkıyor, gelen  turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu. <br />
 <br />
İsviçre'de zaman zaman, belli periyotlarda radyolar, televizyonlar bir haberi duyurur.   'Şu tarihte, şu saatte, adamlarımız gelecek.  Siz  lütfen  hazırlığınızı yapın.  Okumadığınız, ilgilenmediğiniz, kullanmadığınız ne kadar kitap, dergi, gazete varsa, kâğıt, ambalaj, kutu varsa, velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi olsa, kapının önüne koyun. İsviçre'nin kalkınmasına yardımcı olun. Fazla ağaç  ziyanına engel olun.' <br />
 <br />
Japonlar son derece sade, basit, yalın mütevazi  yaşayan insanlardır.  Evlerini mobilya ile eşya ile dolduranlar Japonlara göre ruhen tekamül  edememiş,  hayatın manasını anlayamamış, zavallı kimselerdir. Böyleleriyle; evini mezat salonuna  çevirmiş zavallı, diye eğlenirler.   Bir insanin gösteriş için eşyanın esiri olması ne  kadar acıdır.  Vaktiyle Japon ekonomisi darboğazdan geçiyor. İç borçlar, dış borçlar gırtlağı aşıyor.  Zamanın başbakanı meclisi  toplar.   Kürsüye çıkar.  Durumu olanca açıklığı  ve tehlikeleri ile anlatır ve; &#8220;Şu andan itibaren der,  Allah şahidim olsun ki, Japonların iç ve dış  borçları son kuruşuna kadar ödenmeden, pirinçten başka bir  şey  yemeyeceğim. Şu üstümdeki elbiseden başka elbise giymeyeceğim.  Dediklerini yapar, en üstten en alta bir  israftan kaçınma kampanyası açılır. Japonya bütün  borçlarını öder. Bu durumun toplumun bütün  kesimlerini, tek istisna olmadan kapsadığını  söylemeye  gerek  yok.  Geçenlerde Japon imparatorunun  sarayını  gördüm. Yarabbim, ne kadar sade, ne kadar mütevazı, ne kadar gösterişten uzak... <br />
 <br />
*Gerekmediği halde elektriği yakmakla, suyu kapamadan boş yere akıtmakta, gece çamurlu ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla, yemek yediğimiz kapları yıkamadan bırakmakla biz de zalimler sınıfına geçmiyor muyuz? <br />
 <br />
*Hayat çok ince, akıl almaz incelikte ipliklerle  örülmüştür. Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki, İlkokul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım.<br />
 <br />
Bir mıh bir nalı kurtarır.<br />
Bir nal bir atı, bir at bir komutanı, <br />
Bir komutan bir orduyu,<br />
Bir ordu bir ülkeyi kurtarır diyordu..<br />
 <br />
Maddi durumumuz ne olursa olsun, ister zengin olalım ister fakir, hepimiz çok dikkatli olmak zorundayız.<br />
Burada parayı da, maddiyatı da aşan büyük bir edep ve incelik vardır.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.parasal.net/forumdisplay.php?f=8"><![CDATA[Türkiye&#8217; de Gelişmeler]]></category>
			<dc:creator>selahattinx</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.parasal.net/showthread.php?t=620</guid>
		</item>
		<item>
			<title>İsraf</title>
			<link>http://www.parasal.net/showthread.php?t=619&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 18 Jan 2010 21:18:07 GMT</pubDate>
			<description>http://tutumluyuz.com/?cat=30 
 
Yılbaşı, Sevgililer Günü, Anneler Günü, Babalar Günü, Bayramlar, doğum günleri derken Amerikalılar kadar olmasa da...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://tutumluyuz.com/?cat=30" target="_blank">http://tutumluyuz.com/?cat=30</a><br />
<br />
Yılbaşı, Sevgililer Günü, Anneler Günü, Babalar Günü, Bayramlar, doğum günleri derken Amerikalılar kadar olmasa da bizler de yığınla hediye alıp vermeye başladık. Üstelik de aile ve yakın arkadaşlarla yetinmeyip, iş arkadaşları, hizmetliler, çocuğun öğretmeni, servis şoförü derken hediyelere oldukça ciddi paralar ayıran insanlar var. O kadar çok insana hediye almaya kalkınca zaten hediye anlamını kaybediyor. İnsan yeteri kadar kafa yorup, gerçekten işe yarar bir hediye bulmaya vakit de, para da ayıramıyor.<br />
<br />
Mumlar, sabunlar, kupalar, bardaklar, biblolar, resim çerçeveleri , Borcamlar ve daha neler neler&#8230;  Çoğunlukla da lüzumsuz ıvır zıvır. Bu tür hediyeler aldığınızda ne yaparsınız? İstemediğiniz hediyeleri başkalarına hediye etmek konusunda ne düşünüyorsunuz?<br />
<br />
Ben genelde istemediğim hediyeleri eğer değiştirme kartı varsa, değiştirip işime yarayacak bir şeyler almaya çalışırım, değiştirme kartı yoksa da bir yerlere tıkıştırırım. Nedense istemediğim şeyleri başkasına hediye etmek bana zor gelir. Birisine bir hediye vereceksem, o hediyenin hem işe yarar olmasına hem de beni temsil etmesine özen gösteririm.<br />
<br />
Maalesef bu sağa sola tıkıştırdığım hediyeler artık gereksiz yer kaplamaya ve sıkıntı yaratmaya başladı. Tüm bu ıvır zıvırları bir kutuya koyup, apartmanda herkesin gelip geçtiği bir köşeye bıraksam mı diye düşünüyorum.<br />
<br />
Ne kadar çok para ziyan ediliyor, ne kadar çok israf var, yazık ki ne yazık! Oysa birisini mutlu edip keyfini yerine getirmenin en kolay yöntemlerinden biri o kişiye vakit ayırmak ya da hoşuna gidecek bir şeyler yapmaktır. &#8220;Seni özledim, sesini duyayım dedim&#8221; diyerek bir telefon açmak, birlikte bir kahve içmek&#8230; Bunlar beni hediyelerden çok daha fazla memnun eder.<br />
<br />
İstenmeyen hediyeleri başkalarına hediye etmekte sorun görmeyenlere de tavsiyem mutlaka kutuların içine dikkatle bakmaları. Başkası için yazılmış bir kart pakette kalırsa çok mahçup olursunuz. Ayrıca açılmış bir paket kolayca anlaşılır. Hediyeyi kendiniz tekrar paketleyin. Nasılsa hediyeye para vermediniz, ucuzken alıp stokladığınız paket kağıtlarını kullanabilirsiniz.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.parasal.net/forumdisplay.php?f=8"><![CDATA[Türkiye&#8217; de Gelişmeler]]></category>
			<dc:creator>selahattinx</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.parasal.net/showthread.php?t=619</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
