Sosyalizm
Sosyalizm gerek ekonomik bir doktrin olarak gerek bir ideoloji olarak tanımlanması son derece güç bir kavramdır; hatta aciklamasi, tanimi ve yorumu yapilirken cok ustaca carpitilabilen toplumsal siyasal sistem haline de gelmiştir .Zira çağlar boyunca çok farklı kural ve uygulamalar sosyalizm olarak isimlendirildiği gibi günümüzdeki birbirinden çok farklı uygulamalar da aynı biçimde isimlendirilmekte, ya da en azından sosyalizm oldukları iddiasını taşımaktadırlar. “toplumculuk”, “sosyal-demokratlık”, “demokratik solculuk”, “komünistlik”, “sosyalistlik” vb... bir dizi kavramın ifade etmek istedikleri şeyin ne olduğu ancak uygulamanın gözlenmesiyle anlaşılabilmektedir.
Üretim araçlarının (ya da en azından temel endüstrinin önemli bir bölümünün) devlet tekelinde (ya da en azından denetiminde) bulunduğu ve söz konusu bu devletin çalışan kitleler tarafından denetlendiği ülkelerdeki ekonomik sisteme sosyalizm denilebilir.
Ancak yukarıdaki tanımlamamızda da eksiklikler ve tartışma götürebilecek birçok noktalar vardır. Örneğin: Devlet üretimi denetlediği gibi tüketimi de denetleyebilecek midir? Hangi temel endüstri alanları devlet elinde yada denetiminde olacaktır? Bu ekonomi içinde fiyatlar neye göre ve nasıl belirlenecektir, nasıl karar verilecektir? Çalışan kitlelerin devleti denetlemesi nasıl olacaktır, hangi sınırlar içinde kalınacaktır? Vs.... İşte tüm yukarıdaki hususlarda herkesin anlaşabileceği ortak tanımlara varmak mümkün olmadığı için sosyalizmi doyurucu bir biçimde tanımlamakta mümkün olmamaktadır. Aslında sosyalizm hemen hemen her ülkede farklı uygulandığı için tek bir sosyalizmden söz etmek yerine farklı ‘sosyalizmlerden’ söz etmek daha doğru olur.
|